Gençlerin bir değişim süreci içine girdikleri ve çocukluktan çıkıp genç olmaya başladıkları bir süreç olan ergenlik dönemi tüm vücuttaki değişimlerle birlikte saçlarla ilgili bazı problemleri de beraberinde getirebilmekte. Gerek değişimin ortaya koyduğu hormonal düzensizlikler gerek bu hormonal düzensizliklerin sonucu oluşan yeni hormonal dengeler, gerekse değişimin yol açtığı streslere bağlı saç dökülmeleri ergenlik çağında ön planda olabilmektedir. Bu yaşlarda hızlı gelişmeye uyum sağlayamayacak şekilde eksik beslenmeler veya yapılan düzensiz diyetlere bağlı olarak da ortaya çıkabilen vitamin ve mineral eksiklikleri de saç dökülmesi sorununu davet edebilmektedir. Bütün bunlara ek olarak gençlerin önlerinde bulunan sınav stresleri de eklenmektedir. Bu durumda hormonal düzensizlikler yanında stres de saç dökülmesine sebep olmakta ve ortaya çıkan saç dökülmesi sorunu da stresi artırmaktadır. Bu kısır döngü saç dökülmesinin ciddi boyutlara ulaşmasına sebep olabilmektedir. Bu durumun bilinçli bir şekilde anlaşılabilmesi ve gerekli önlemlerin alınarak bu dönemin olumsuzluklardan en az etkilenebilecek bir şekilde geçiştirilmesi mümkündür.
Öncelikle ergenlik çağında saç dökülmesine yol açabilecek en önemli sebep olan hormonal değişimden bahsetmek gerekir. Bu dönemde hormonal dengelerin oluşmasına kadarki geçen sürede meydana gelen dengesizliklerden etkilenen saç köklerinde eğer bir genetik yatkınlık da söz konusu ise saç dökülmeleri başlayabilmektedir. Özellikle bir erkeklik hormonu olan androgen hormonlarının ve kadınlık hormonu olan östrogen hormonlarının inişli çıkışlı bir seyir izlediği ergenlik döneminde genç kızlar için bu durum dökülme sebebi olabilmektedir. Erkeklerde ise androgen hormonlarının artarak erkeklik hormonlarının belli seviyelere ulaşmasıyla genetik yatkınlığı olan gençlerde saç dökülmeleri başlayabilmektedir. Burada önemli olan genetik yatkınlığı olan bireylerde androgen hormonlarına olan hassasiyet ve duyarlılıktır. O nedenledir ki genetik yatkınlığı olmayanlarda androgen hormonlarındaki bu değişime rağmen bir saç dökülmesi problemi olmayacaktır. Erkek tipi saç dökülmeleri olarak adlandıracağımız bu hormonal ve genetik yapıya bağlı dökülmelerde bazen dökülme yaşı tam da bu yaşlarda, yani ergenlik çağında, başlayabilmekte ve daha ileri yaşlar için de daha fazla döküleceğine dair bir tehlike sinyali oluşturmaktadır.
Erkek Tipi Saç Dökülmesi problemi olanlar öncelikle saçlarını tararken veya yıkarken dökülen saç miktarında bir artış olduğunu fark ederek, alın ve şakak çizgisinde geriye doğru bir çekilme, tepelerde seyrekleşme ve önden bakıldığında saç derisinin görülebilir bir hal almasından şikayet ederler. Tepe ve önlerdeki saçlarında kısmen incelme ve saçların yeterince hızlı uzayamıyor olması da bir gösterge olarak değerlendirilebilir. Genç kızlarda saçı ikiye ayırdığındaki saç çizgisi tek bir hat halinde olması gerektiği halde düzensizleşmiş ve dallanmış bir görünüm kazanmış olabilir. Bu durumda yapılacak bir çekme testi (Pull Test) tanıyı koyma yolunda bir ilk adım olabilmekte. Önden ve tepeden hafifçe tutularak çekilen saçlar kolayca ele geldiği halde enseden ve yanlardan çekilen saçların ele gelmemesi de tanıya yardımcı olacaktır.
Bu durumda yapılması gereken nedir? Telaşlanmadan, bir an önce dökülmeyi durdurmanın ve dökülen saçların yeniden kazanılmasını sağlayacak uygulamaları gözden geçirmenin zamanı gelmiş demektir. Bu yönde yapılacak en iyi tedavi seçimi:
1. Sadece saç derisine sürülerek etki edecek ve nanoteknolojik olan
2. Saç dökülme basamaklarının tümüne etki ederek bu basamakları sadece saç kökünde durduracak çok güçlü etken maddeleri içeren bitki özlerinden zengin bir formül olan
3. Çok güçlü etkisine karşılık yan etkisiz bir formül olan.
Folixir® ürünlerini kullanmaktır. Folixir® losyon, zengin içeriği ve nanozom niteliğiyle hazırlanmış nanoteknolojik bir ürün olarak tam bir iksir etkisi gösterecek ve birkaç ay gibi kısa sürede saç dökülmesini durdurarak yeni saç gelişimini başlatacak ve sorunu kökten çözecektir.
